Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Yenilikçiliğin Finansmanında Yenilikçilik

Sermayenin demokratikleşmesi kavramını hayata geçirerek BAD’de finansal kaynakların sadece yüksek teminat verebilenlere değil, yenilikçilik yaratanlara yönlenmesinde yaptığı katkılar ile belki de ABD’nin ekonomik kalkınmasına en büyük katkıyı yapanlar arasında yer alan Michael Milken, kendi adıyla kurduğu düşünce merkezinde çeşitli konularda araştırmalar yapılmasını destekliyor. Son çalışmalardan birisi de özellikle sağlık alanında yenilikçiliğin finansmanında nasıl daha etkin modeller geliştirilebileceği konusunda.

Bu konunun ele alınmasındaki ana nedenler arasında son dönemlerde ilaç firmalarının insan ömrünün kalitesini ve süresini geliştirecek yeterli buluş yapamamasında yatıyor. Büyük ilaç firmaları patent korumlarına rağmen yeterince yeni ilacı piyasaya sunamamaları nedeniyle karlılıklarını ve sermaye piyasasındaki değerlerini yitiriyorlar. Bunun sonucunda da yüksek maliyetleri nedeniyle yeni araştımalardan kaçındıkları gibi sırada onay bekleyen denemelerinde de düşüşler yaşanıyor.

Belki hepsinden önemlisi üzerinde çalışılan yenilikler dünyada yaşam kalitesini ve süresini en çok kısıtlayan alanlara değil, ödeme gücü yüksek ülkelerin ihtiyaç duyduğu alanlarda yoğunlaşıyor.

Yapılan çalışma yenilikçilik için ayrılan fonların sadece %10’unun dünyanın gelir düzeyi düşük insanlarının hayat kalitesini etkileyen hastalıkların %90’ına yönelik olduğunu gösteriyor!! Bu nedenle, finans piyasalarında ne gibi yenilikçiliklerin bu durumu değiştirebileceği sorusu hayati bir önem taşıyor.

Bu konuda geliştirilen öneriler şu şekilde özetlenebilir. İlk öneri: Yeni araştırmaların herhangi bir firma için yüksek risk içermesi sorununu çözebilmek üzere risk/getiri paylaşımı artırılmalıdır. Bunun için entelektüel hakların korunmasının çeşitli şirketler tarafından paylaşılması sağlanmalaıdır. Büyük riskler içeren denizaltı petrol kaynaklarının çıkarılması ve/veya Hollywood’da yaygın olarak kullanılan yeni film haklarının birden çok şirket tarafından paylaşılması gibi yaklaşımların yeni ilaçların geliştirilmesi sürecine de uygulanması bu konuda önemli gelişmelere katkı sağlayabilir.

İkinci öneri: Bill Gates veya Warren Buffet gibi zenginlerin yaptıkları bağışlarla önemli kaynaklara ulaşan vakıflarında desteği ile Alzheimer gibi önemli toplumsal etkisi olan hastalıklar için yapılacak yatırımlara garanti verilerek, bu araştırmaları yürüten şirketlerin halka açılmasını sağlayarak riskin daha geniş kitleler tarafından üstlenilmesine yardımcı olunabilir.

Üçüncü öneri: Özellikle Sarbanes-Oxley kanunuyla şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin risklerinin önemli ölçüde artmış olması, yönetim kurullarının risk iştahını da önemli ölçüde azalttı. Bu nedenle, araştırmacı şirketlerin yönetim kurullarında görev yapan üyelerin sigorta kapsamını genişletmek üzere fon ayrılması, aslında bu konuda en çok deneyime sahip şirketlerin risk iştahını eski seviyelere getirerek yenilikçi atılımların önünü kesme sorununun aşılmasına yardımcı olabilir.

Dördüncü öneri: Entelektüel sermaye getirilerinin sermaye ve borç piyaslarında işlem görmesini sağlayacak hukuki ve kurumsal altyapının geliştirerek, yenilikçilik getirisinin ve dolayısıyla riskinin daha yaygın olarak paylaşılmasını sağlamak mümkün olabilir.

Beşinci öneri: Gelecek nesillerin yaşam kalitesini geliştrmek üzere yapılan bu araştırmaların, şimdiden söz verilen ancak ödemesi ileride yapılacak bağışların garantileri ile bugünden sermaye piyasalarına sunulmasının sağlanması, yenilikçilik için bugün gerekli fonları harekete geçirebilir.

Özetle, yenilikçilik kavramının öneminin her geçen gün daha da iyi anlaşıldığı bir dönemde yenilikçiliğin finansmanına getirilebilecek yenilikçiliğin de önemli olduğu gözüküyor. Finanse edilemeyen fikirler, hayata geçirilemez. Bu nedenle, toplumsal olarak yenilikçiliğe ayrılan kaynakları artırmak üzere fikir üretmek ve bu fikirleri hayata geçirmek gelecekteki yaşam kalitesini artırmanın en temel araçlarından birisidir.