Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Zenginliğin Formülü Kalite

“Bazı insanlar çevrelerine bakar ve ‘Neden?’ diye sorar. Ben hayal ederim ve ‘Neden olmasın?’ derim.”
Robert F. Kennedy

Michael Milken 1980’lerde Amerika’nın yeniden yapılanmasına en büyük katkısı olan kişilerden biriydi. Hayali “kapitalin demokratikleşmesi,” yani yeni işler geliştirmek ve/veya eski işleri yeniden yapılandırmak için gerekli paranın, sadece zenginliğe veya güce ulaşmış kişilere değil, yaratıcı fikirleri ve başarma azmi olan herkese verilebilmesinin sağlanmasıydı. 1980’lerde bu fikrini hayata geçirerek, çıkarları nedeniyle kurulu düzeni yeterince sorgulayamayan finans çevrelerini aşıp, küçük bir yatırım bankasının Amerika’nın en büyükleri arasına girmesini sağladı. Bu arada yenilikçi ve agresif işadamları arasından birçok dost edinirken, endüstrilerinin kendi dışındakiler tarafından yapılandırıldıklarına şahit olan güç odaklarına da hedef oldu. Sonunda bu güç odaklarının ve kendi aşırılıklarının kurbanı oldu ve SEC (bizim SPK’nın eşdeğeri) tarafından finans sektöründe çalışmaktan men edildi.

Daha sonra, “kapitalin demokratikleşmesi”‘ni sağlayacak fikirleri geliştirmek üzere kar amacı gütmeyen bir düşünce merkezi (“think tank”) kurdu. Milken Institute, bilimsel araştırmalarıyla ve Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos toplantılarına benzer bir anlayışla bu sene üçüncüsünü gerçekleştirdiği toplantılarıyla global sorunlara çözümler arıyor.

Bu seneki toplantıda üzerinde en çok durulan konu Amerika’nın ekonomik üstünlüğünün nedenleriydi. A.B.D.’nin enflasyonsuz büyüme rekorlarının en büyük mimarı olarak Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan gösteriliyor. Ancak, asıl başarı nedeni 1995’e kadar yılda yüzde 1.4 olarak seyreden verimlilik artışının, son beş yılda yüzde 2.9’lara çıkmış olması.

“Bu verimlilik artışındaki yükseliş nasıl gerçekleşiyor?” sorusunun cevabı ise ilginç:
1. Sürekli olarak yüzde 10’un üzerinde seyreden yatırım harcamaları
2. Ar-ge ve teknoloji yatırımlarına verilen önem ve risk sermayesi ile yaratıcılığın finansmanı (“kapitalin demokratikleşmesi”)
3. Toplam Kalite Yönetimi ve sürekli iyileştirme
4. Çalışanlara yeteneklerini geliştirmek için yapılan eğitim yatırımları ve çalışanların yetkilendirilmeleri
5. Uluslararası yeteneklerin cezbedilmesi için uygun kültürel ve politik ortam

Görüldüğü gibi zenginliğin ve başarının formülü basit: finans kaynaklarının yaratıcılığa, teknolojiye ve eğitime yönlendirilmesi ve Toplam Kalite kültürünün toplumun her kesimi tarafından benimsenerek uygulanması.

KalDer’in Ulusal Kalite Hareketi de toplumun her kesiminden Toplam Kalite Yönetimi felsefesini benimsemiş örnekler oluşturmayı hedefliyor. Aslında, Ulusal Kalite Hareketi toplumsal zenginliğe ve başarıya ulaşmamızı sağlayacak formülü hayata geçirme çabasıdır. Her bir katılımla, her bir eğitimle ülkemizi ileriye taşıyan bir çaba.