Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

KalDer’in 10. Yılı

Bundan on yıl önce bir grup gönüllü, öncü bir kuruluş olarak KalDer’i kurduğunda henüz Toplam Kalite Yönetimi uzak ülkelerde başarıyla uygulandığı bilinen bir yönetim teknikleri toplamıydı. Birkaç öncü kuruluş uygulamaya başlamış olsa da, çalışmalar bir anlamda deneme aşamasındaydı. O dönemde KalDer, ülkemizin verimli toprağına dikilmiş, meyve vermesi umut edilen, özenle sulanan bir fideydi.

İlk kez KalDer, Türkiye’de kuruluşlara yaşamın içinden “Kaliteyi kontrol etmeyin, üretin!” mesajını verdi. “Yaşamın içinden” diyorum çünkü bunu soyut kuramsal bir önerme olarak değil, uluslararası uygulamaların, yaşanan deneylerin, somut uygulama alanlarının ışığında, pratik kazanımlarıyla birlikte ortaya koydu.

KalDer’in iş dünyamızın saygın kuruluşu TÜSİAD işbirliği ile temellerini attığı Ulusal Kalite Kongreleri ve Ulusal Kalite Ödülleri geleneği ve bu geleneğin kısa sürede kazandığı prestij, fidenin tuttuğunu, can suyunun dallara yürüdüğünü gösteriyordu. Ulusal Kalite Kongre’leriyle birlikte Türkiye bu kez, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ikinci büyük kalite kongresini gerçekleştiren ülke olarak kayıtlara geçti.

KalDer kalitenin evrenselliğini, ulusal sınırların ötesinde bir dünya standardı olduğunu savundu. Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı üyeliğinin yanı sıra, vakfın Türkiye’deki Ulusal İşbirliği Ortağı kimliğini kazanarak, Toplam Kalite Yönetiminin evrensel düşünce boyutunu ülkemizde yaşama geçiren, TKY alanında uluslararası deneyimlerle ülkemiz arasındaki köprü işlevini gören kuruluş kimliğini pekiştirdi. Derneğimizin ulusal çapta bir misyon yüklendiğinin bir başka teyidi de, Bakanlar Kurulu kararı uyarınca adının, “Türkiye” sözcüğünün eklenmesi ile Türkiye Kalite Derneği olarak tescil edilmesiydi.

Öte yandan Toplam Kalite Yönetiminin yalnızca ticari kuruluşların rekabet gücünü değil, bütün bir toplumun yaşam kalitesini yükseltmek için gerekli olduğu gerçeğinden yola çıkarak Ulusal Kalite Hareketi’ni başlattık. Artık Toplam Kalite Yönetimi, salt daha yüksek verimlilik, daha fazla rekabet gücü için başvurulan bir yönetim tekniği değil, kamu kuruluşları, belediyeler, hastaneler, sivil toplum kuruluşları dahil, Türkiye’de insanların yaşamını etkileyen her türlü kuruluşun benimsemesi gereken bir yaşam felsefesi olarak gittikçe yaygınlık kazanıyordu.

Beklenen sonuçlar çok geçmeden alınmaya başlandı. Yönetim biçiminde gerçekleştirilen dönüşümler, bilgi, beceri ve deneyime yapılan yatırım kuruluşlara büyük kazanımlarla geri dönüyordu. Toplam Kalite Yönetimi konusunda başarılı uygulamalar ülke sınırını aştı. Türk kuruluşları Avrupa Kalite Ödüllerinde ilk büyük başarılarını kazandılar. En önemlisi bu başarının tesadüfi olmadığı, üst üste kazanılan ödüllerle kanıtlandı.

Ulusal Kalite Hareketi’nin en önemli kazanımı, ülkemizde güçlü ve eski bir geleneğe sahip olan, bu nedenle değişimlere kapalı olması beklenebilecek devlet yapısının, kamu yönetimini de Toplam Kalite Yönetimini benimsemeye başlaması oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’de ilk kez bir bakanlığın bir sivil toplum hareketine katılımını örneğini vererek Ulusal Kalite Hareketi’nin İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladı. Bugün Çalışma Bakanlığı’ndan, Adliyelerden, Emniyet Müdürlüklerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Yerel Yönetimlere, üniversitelerden hastanelere çok geniş bir alana yayılan kamuda TKY uygulamaları KalDer’in 10 yıllık geçmişinde ülkemize kazandırdıklarının en somut ifadesidir.

KalDer’in üstlendiği önemli bir misyon da kalite uygulamaları konusunda dünyada öncü sayılabilecek bilgi ve içeriğin oluşturulmasıdır. Dünyada Sivil Toplum Kuruluşlarında TKY uygulamaları konusunda ilk vakanın yazılması, Belediyelerde TKY’nin nasıl uygulanacağı konusundaki ilk kitabın yayımlanması, KalDer’in bu misyona verdiği önemin göstergelerindendir. KalDer, yönetim anlayışının ürünleriyle de dünyada örnek kuruluş konumuna geliyor. Bunun bir örneği de, Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın 2000 yılından sonra başlattığı Tanıma Modeli’nde, KalDer’in Ulusal Kalite Hareketi’ni referans noktası alması olmuştur. Başka bir örnek de Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın kuruluşunun 10. yılında, Milenyum’un son kongresi olarak İstanbul’da KalDer’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen, uluslararası yönetim olimpiyatları sayılan Avrupa Kalite Forumu da organizasyon ve içerik olarak Avrupa’da bir kıyaslama standardı oluşturmasıdır.

Bugün, ülkemiz siyasal ve sosyal bir reform süreciyle karşı karşıya. Eski çalışma ve yönetim biçimlerini gözden geçirerek her alanda yenilenmeye, yeniden yapılanmaya açılan bir kavşak noktasındayız. Bu noktada, kuruluşları verimli çalışan, kurumlara güven katsayısı yüksek, etik değerleri rehber edinmiş, temiz bir topluma götürecek yola girersek, ülke olarak hak ettiğimiz, uluslararası topluluğun saygın, müreffeh ve güçlü bir üyesi konumuna gelebileceğiz. KalDer, kuruluşunun onuncu yılına rastlayan bu yenilenme döneminde asli misyonuna uygun ama yeni döneme özgü yeni görevler üstleniyor:

Değişimin toplumsal, düşünsel ve bilimsel lokomotif gücü olmak !

KalDer’in çalışmalarıyla Toplam Kalite Yönetimi’nin Bütçe Kanunu’na girişi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve Çalışma Bakanlığı’nın TKY’yi rehber olarak kabul etmesi, Türkiye’de kamusal alanda başlayan reform sürecinin öncü yansımalarıdır. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu değişim örneklerini yaygınlaştırabilir ve sürdürülebilir hale getirirsek söz konusu reform süreci başarıya ulaşacaktır.

KalDer bu önemli görevi nasıl yerine getirecek? “Şeffaflığı”, “Açıklığı”, “Hesap verebilirliği”, “Katılımcılığı”, “Verimliliği” ve “Etkinliği” değişmez çalışma ve yönetim ilkeleri olarak yaygınlaştırmanın her alanda, her fırsatta, her platformda toplumsal öncülüğünü yaparak. Bu ilkeler “İyi Yönetişim”in ön koşullarını oluşturuyor. Bu ilkeler aynı zamanda Toplam Kalite Yönetimi’nin de temel kavramları arasında. Gerek ürün ve hizmetlerin tüketicisi kimliğiyle, gerekse yurttaş kimliğiyle bireyin mutluluğu ve toplam yaşam kalitesinin yükselmesi özel sektörün, gönüllü kuruluşların ve kamu yönetiminin böyle bir anlayışla hareket etmesine bağlıdır.

Binlerce üyesi, sayısız Kalite Gönüllüsü, ülkenin dört bir yanına dağılmış Kalite Odakları ile 10’uncu yılında KalDer artık toprağa yeni dikilmiş bir fide değil. Dallandı budaklandı, yeşerdi, meyve verdi. KalDer ve Kalite Camiası, Türkiye’nin zorlukları aşma, kendini yeniden ve daha güçlü olarak var etme çabalarında yer alacak, giderek daha etkin bir rol oynayacak.

Dr. Yılmaz Argüden
Yönetim Kurulu Başkanı